|
Ömer PESEN
Dış Ticaret Uzmanı & Ekonomi Ünv. Öğretim görevlisi
|
|
KOBİLER VE İHRACAT
Bugün Türkiye'de ihracatımızın ortalama olarak %85'inin sanayi sektörünün ürünlerinin olduğunu ve bu ürünleri üreten kesimin en az %94'ünün KOBİ nitelikli kuruluşlar olduğunu söylemek mümkün . Ancak KOBİ'lerin bu ihracattan aldıkları pay %8-10 civarındadır . Bir başka deyişle KOBİ'lerin ihracata katılma payları %8-10 oranındadır .
ABD , bazı Avrupa ülkeleri , Japonya ve bazı uzak doğu ülkelerinde bu oranın %30-50 arasında olduğu düşünülürse ülkemizdeki durumun ciddiyeti daha iyi görülür .
Buna göre , aşağıdaki yorumu yapmak mümkündür :
a ) Ülkemizda KOBİ'ler yeteri düzeyde ihracat yapmıyor veya yapamıyor ,
b ) Ülkemizde KOBİ'ler ihracat yapmak istiyor ancak ya yeterli olanaklar ve destekler sağlanmıyor veya ellerinden tutulup öğretilmiyor ,
c ) Bir lidere ihtiyaçları var ama danışmana ücret ödemeyi sevmiyorlar ,
d ) Eğitime ihtiyaçları var ama günlük mücadele içersinde görmezden geliyorlar .
e ) İhracat ve finansı konusunda çok elverişli devlet teşvikleri var ama bunları araştıracak kişiler yok.
Halbuki , ihracatın KOBİ'lere sağlayacağı faydalara şöyle bir bakarsak :
Herşeyden önce , bir işletme ihracat sayesinde mevcut faaliyetlerinden daha çok kar elde edebilir . Çünkü , ihracat , ek müşteri demektir . Eğer bir işletme hem ülke içinde ürün satar ve hem de yurt dışına satış yaparsa ( ki biz buna ihracat diyoruz ) gelirlerini daha da arttırabilir . Böylelikle , ihracat sayesinde satışlar artarken birim ürün başına düşen genel giderler de düşer . Bunların doğal sonucu olarak da işletmenin karları artar .
Ülke içinde ekonomik durgunluğun olduğu zamanlarda ihracat alanında faal olan işletmeler böyle zor günleri daha az sıkıntı ile atlatırlar .
Ayrıca , bir ürün ülke içinde hayat seyrinin gerileme dönemine girmiş olabilir . Aynı ürünü yabancı bir ülkeye satarak onun hayat seyrini uzatmak mümkündür .
Bir çok ürünün satışı mevsime bağlıdır ya da yıl içinde inişli-çıkışlı bir yol izler . İşletme ihracat sayesinde ürünün yurt içi satışları düştüğü zamanlarda bile normal faaliyetlerini sürdürebilir ve iş görenlerini geçici olarak işten çıkarma sıkıntısından kurtulabilir .
Kalite , tasarım ve teknoloji konusunda çok değerli bilgiler sağlar ve kendi ürünlerinin değeri artar .
Stok oluşmaya başladığında bunu ancak ihracatla aşabilir ve böylece stok maliyet yükünü taşımamış olur .
Yeni ekonomi ile birlikte küçük ve orta boy işletmeler daha çok gündeme gelmeye başlamıştır. Çünkü , büyük işletmelere göre , KOBİ'lerin üstünlükleri şöyle sıralanabilir :
KOBİ'ler daha rekabetçi bir yapıya sahiptirler ,
Daha fazla verimlidirler ,
Yeni taleplere ve yeni teknolojilere kolaylıkla uyum sağlarlar ,
Ekonomik krizlere karşı daha dayanıklıdırlar ,
İstihdamı arttırmada ve gelir dağılımını düzeltmede daha başarılı rol oynarlar
ya da yukarıda saydıklarımızı yaparlarsa daha başarılı olurlar . KOBİ'ler , 1960'lı yıllardan itibaren batılı ülkelerin sanayileşmesinde öncü kuruluşlar olmuşlardır .
Yukarıda yer alan noktalardan hareketle , 21.yüzyılda KOBİ'lerimizin temel sorunlarına yönelik çözüm önerileri aşağıdaki gibi sıralanabilir :
İlgili kurumlarımızın KOBİ'lere vereceği en önemli destek enformasyon , eğitim ve AR-GE desteğidir .
Girişimcilerimiz teknolojiyi yakından takip etmeli ve yenilikçi düşünceye sahip olmalıdır .
Tedarikçiler ve dağıtım kanallarıyla uzun vadeli ve güvene dayalı ilişkiler kurulması hedeflenmelidir .
Çevresel şartlara duyarlı açık bir organizasyon yapısı oluşturulmalıdır .
Çalışanların katılımına önem verilmeli ve sektördeki diğer kurumlarla iyi ilişkiler geliştirilmelidir .
Esneklik sağlanmalıdır .
Küreselleşmenin getirdiği geniş Pazar gibi önemli fırsatlar kaçırılmamalı ve yerel avantajlar iyi kullanılmalıdır .
Başarının artık , tüm paydaşların ( hissedarların , müşterilerin , çalışanların , tedarikçilerin ve toplumun ) memnuniyetinin altında gizli olduğu unutulmamalıdır .
Yukarıda belirtilen önerilerin gerçekleştirilebilmesi ancak ve ancak üst yönetimin benimsediği çağdaş bir yönetim sistemine/anlayışına sahip olunmasına bağlıdır .
Yani temel kavramlar ; Eğitim , Toplam Kalite Yönetimi , Üretim ve İhracat olmalıdır .
Günümüzün rekabetiyle de ancak Kalite , Maliyet ve Hız üçlüsüyle başa çıkabiliriz . Bu da yine Toplam Kalite Yönetimi demektir .
Amaç ; KOBİ'lerin eline balık veya balık oltası vermek değil , onlara balık tutmasını öğretmektir .
Kobiler ve İhracat
|
|
|